Aug 9, 06:20 PM
Okuma Notları
Zaman ve ortam yoksunluğundan bu kitaplarla ilgili paylaşımları geciktirdim.
Kitap : Han Duvarları
Yazar: Faruk Nafiz Çamlıbel
Bu kitaba dair diyebileceğim tek şey “Han Duvarları” ve “Kızıl Saçlar” gibi şarin bilindik şiirleri gerçekten ayrı birer lezzeti olan şiirlermiş. Peki hiç mi okumadık, bilmiyormuyduk bu şiirleri eğer mesele lezzet almak ve anlamaksa hayır. Okul yıllarında karşımıza çıkarılan bu şiirler; bizde hem şairleriyle hem de şiirleriyle sadece dönüşü olmayan bir bıkkınlık uyandıran, bizleri hem şairlerinden hem de şiirlerinden uzaklaştıran birer anı diyebilirim.
Sorunun kaynağına inecek bilgelikte ve donanımda değilim ama kanaatimce ya o şiirler önümüze, iyi niyetle iyi örnekler vermek adına, çok küçük yaşlarda getiriliyor ya da doğru zaman dilimlerinde sunuluyor fakat toplum olarak olgunlaşma ve anlama yaşımız bilimsel verilerden uzak olduğu için istemeyerek kayıtsız kalıyoruz. Aslında bu gene yanlış zamanlama demek.
Kitap : Ölü Canlar
Yazar: Nikolay Vasilyeviç Gogol
Kitabın arkasında eseri hakkında Gogol, “Kalemimden öyle canavarlar fırlıyor ki, ben de şaşıyorum. Bunu kim görse korkudan titrer” diyor. Kitap bunu doğrular nitelikte ama şaşırıyorsunuz çünkü günümüzde ilişkiler tam da kitabın kahramanı “Çiçikov” un dünyayı algılayış şekline göre yürüyor.
Ailelerin sürekli çocuklarına girişken ol içine kapanık yetişme biraz gözü pek ol dedikleri( “Mü‘minin firâsetinden korkunuz” değil kastedilen ) ve bunu başaranların da ne adam ama nasıl bağlantıları var diyerekten ayakta alkışlandığı, maddi ve manevi fotoshop’ un doruklarına ulaşmış insanlarla ilişkilerini bir gün bir yerde mutlaka işime yarar diyerekten sadece bu insandan( inekten: etinden, sütünden, derisinden,... ) nasıl faydalanabilirim mantığıyla yürüttüğü insan modeli birebir anlatılmıştır “Çiçikov” la.
Özenmedim değil Çiçikov’ a, hatta helal olsun dedim zaman zaman. Ama yazar canımı sıktı: diyor ki “canavarlar fırlıyor kalemimden bunu kim görse korkudan titrer!”. Bence bu kitap kişisel gelişim kitapları arasında temel eser olarak yerini almalı ve bu kitabı okumayan yönetici yapılmamalı.
Kitap : Ölü Evinden Anılar
Yazar: Dostoyevski
Hayatımda okuduğum en zor kitaptı diyebilirim akıcılık yönünden. Kitabın yarısında bu kitapta anlatılanların Dostoyevski’ nin kendi hapishane yıllarından olduğunu öğrenmeseydim bu kitabı bitirmekte bu kadar kararlı olacağımı sanmıyorum. Ama ilginç bir zaman diliminde okumamın da etkileri oldu. Bu koşullara bu mantaliteye benzerliği olan bir yerden geldiğim bir zamana rastgelmesi beni boğdu diyebilirim. Bu değerlendirmeyi yapmak haddime değildir ama Dostoyevski ortamı, insanlarla ilgili gözlemlerini anlatırken gözlem ve tasvir o kadar net ki sanki direk yazarın gözleriyle bakıyorsunuz.
Kitap : Yalancı İlişkiler
Yazar: Tolstoy
Niye okuduğumu bilmediğim kitaplardan biri. Kitabın ismi kitabın kendisi. Aslında kitap konu olarak Gogol’ un “Ölü Canlar” kitabının daha özele inilmiş şekilde kısa öykülerle yazılmış hali diyebiliriz. Tabi Mariya gidip gelmeler yaşıyor iki hayat tarzı arasında, hatta yanında da bunları önceden tahmin eden buralardan geçmiş tercihini yapmış bir karekter daha koymuşlar direk “Çiçikov” gibi uzmanlaşmamışlar bunlar sürüncemedeler. Ama Diğer öykülerde değinilen “Kont” karekteri “Çiçikov” u bize fazla aratmıyor. “Çiçikov” a biraz şehvet katın ve sürün meydana tabi bu şehvet “Kont” un fotoshop’ unu zedeliyor.
Kitap : Kuyucaklı Yusuf
Yazar: Sabahattin Ali
Bu kitabı okuma sebebim daha önce çok duymuş ve okumamış olmam ve Sabahattin Ali’ nin diğer kitaplarını okurken aldığım lezzeti tazeleme isteğim oldu. Ama “Bir Kürk Mantolu Madonnada” ki derinliği bunda bulamadım diyebilirim. Biraz da karekterleri “Yusuf” ve “Muazzez” in tamda başlangıçta verdikleri sağlam duruşun sonraları oldukça zedelenmesi, tabi hep alıştırıldık, yani galiba biraz bizi yansıtması beni “bumudur zaten biz bunu yaşıyor ve biliyoruz içinden çıkamıyoruz aslında sen bunu başarmış birini bize sunmalıydın” iç devinimlerine itti diyebilirim.
Kitap : Mevlâna
Yazar: Sezai Karakoç
Bu kitap özetlenemeyecek bir kitap Mevlâna’ ya yaklaşımı doğru kapıdan yapmak için okunmasını tavsiye ediyorum. Ama bu bir başlangıç olabilir sadece dalları işaret eder yeterli olmadı kısa geldi diyebilirim.
Kitap : Yunus Emre
Yazar: Sezai Karakoç
Yukarda Mevlâna kitabı için ne demişsem aynısını bu kitap içinde kullanabilirim. Yunus’ un şiirini anlamaya başlıyorsunuz aa ben kuru kuru okuyormuşum diyorsunuz çünki size bir şair anlatıyor o şiirleri ve iki kitapta da Sezai Karakoç o günün şartlarınıda gözümüzün önüne sermeye çalışarak tarih bilminin en önemli bir kuralının uygulanışınıda örnekliyor diyebilirim.
Kitap : Ankara
Yazar: Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Kitap tamamen ankara diyebilirim oranın ruh hali bu kitapta kesinlikle var. Kurtuluş Savaşı ve sonrası fikirler bu fikirlerde sapmalar yanlış değerlendirmelere girişler, farklı çevrelerin olaylara farklı yaklaşımları ve kitabın kahramanlarıyla asıl öz olması gerektiği düşünülen anlayışın peşinden koşuşturmalar diyebiliriz. Sadece ne anlatıldığını özetlemek istedim.
Kitap : Yaprak Dökümü
Yazar: Reşat Nuri Güntekin
Yine neden okuduğumu bilmediğim sadece Reşat Nuri okuma isteği ile okunmuş bir kitap. Kitapta gerçekten yapraklar dökülüyor ama sonradan arkadaşlarımın uyarmasıyla farkettiğim dizide ağaç iğne yapraklı mı olduğundan nedir bir türlü dökülmüyor.
Ama geçenlerde TRT de hem mekan hem karekterler açısından birebir aynı diyebileceğim kitabın birebir kopyası olan eski yapım, filmmiydi o zamanda dizimiydi bilemediğim haliyle karşılaştım ve kitabı okumuş biri olarak gerçekten takdirle izledim diyebilirim.
Kitap : Cemile
Yazar: Cengiz Aytmatov
Son zamanlarda baya “Cengiz Aytmatov” kitabı okudum diyebilirim. Bu kitabı okuduktan kısa bir süre sonra yazarın vefatı bana “iyiki okumuşum henüz aklımda canlı iken yâd etmek iyi oldu” diye düşündürdü.
Yazarın okuduğum bütün kitaplarında aynı karakterleri buldum diyebilirim. Şimdi hem ortam hem de şahıslar kafamda Ona dair bir kitap okuduğumda daha kolay canlanıyor. Ama “Cemile” romanından yazarın anılması sırasında o kadar çarpıcı bahsedildi ki aynı çarpıcılığı ve derinliği yakalayamadığımı görmek beni üzdü. İlerde tekrar elime alacağım sanırım.
Kitap : Benim Üniversitelerim
Yazar: Maksim Gorki
Yine okumakta oldukça zorlandığım, akıcılık açısından, bir kitap diyebilirim. Ben hayat okulunu okudum derler ya bizim ülkemizde işte onun açılımını bu kitapta görebilirsiniz.
Aug 9, 06:20 PM