29.09.06
Esmâ-i Hüsnâ
...hayatının mahiyetine bak ki, o mahiyetinin icmâli şudur:
Esmâ-i İlâhiyyeye ait garâibin fihristesi, hem şuûn ve sıfât-ı İlâhiyyenin bir mikyası.. hem kâinattaki âlemlerin bir mîzanı.. hem bu âlem-i kebîrin bir listesi.. hem şu kâinatın bir haritası.. hem şu kitab-ı ekberin bir fezlekesi.. hem kudretin gizli defînelerini açacak bir anahtar külçesi.. hem mevcûdâta serpilen ve evkata takılan kemâlâtının bir ahsen-i takvîmidir…
Şimdi senin hayatının sûreti ve tarz-ı vazifesi şudur ki:
Hayatın, bir kelime-i mektûbedir. Kalem-i Kudretle yazılmış hikmetnüma bir sözdür. Görünüp ve işitilip Esmâ-i Hüsnâya delâlet eder… Şimdi hayatının sırr-ı hakîkatı şudur ki: Tecellî-i Ehadiyyete, cilve-i Samediyyete âyineliktir. Yâni bütün âleme tecelli eden esmânın nokta-i mihrâkiyesi hükmünde bir câmiiyetle Zât-ı Ehad-i Samede âyineliktir. Şimdi hayatının saadet içindeki kemâli ise: Senin hayatının âyinesinde temessül eden şems-i ezelînin envârını hissedip sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir. Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir. Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir…
Kaynak: Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatından Sözler, Sözler Yayınevi, İstanbul 1979, Onbirinci Söz, sahife: 115-116.
29.09.06