27.11.11
Düzen durduk yerde değişir mi?
Sen kendini değiştirmedikçe Allah seni değiştirmez.
…
Türkiye’de hükümet erkânını teşkil eden zevatın içinde kimliğini Müslüman olarak tanımlayanlar varsa, onlara bakarak icraatın da Müslüman’ca bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini düşünenler bulunuyor.
Kişilerin akidesi ile aynı kişilerin çekip çevirmekle yükümlü bulunduğu hükümet işlerinin yürürlükteki hukuk düzenine göre yürütülmesindeki zorunluluğun ortaya koyduğu çelişki sanıyorum fark edilmiyor.
Çıkmaz tam da bu noktada tebellür ediyor. Başka biçimde söylersek, Müslüman kimliğini taşıyanların aynı zamanda Müslüman’ca icraatta bulunacağı varsayılıyor. Zehi hayal!
İşte burada meydana gelen zihin kayması sonucunda, kimileri Türkiye’deki kurulu düzenin, hâlihazırdaki düzenlerini değiştirmek üzere yola çıkmış bulunan Afrika ve Arap âlemi halkının yeni yönetimlerine örnek teşkil edeceği fikrine zahip oluyor.
Oysa kişilerin öznel olarak kişisel fikirleri ne olursa olsun, yönetimini üstlendikleri kurulu düzenin verili kuralları onların üzerinde de hükümranlığını sürdürmeye devam eder. Halk deyişiyle söylersek, tellaklar değişmiş olsa da hamam eski hamam, tas eski tas olmaya devam ediyor. Yani tellakların değişmesiyle hamamın düzeni değişmiş olmuyor.
Böylece Türkiye’nin kurulu düzeninin Ortadoğu ve Afrika ülkelerine örnek olarak teklifi fikrinin ayakları yere basmıyor.
Daha da vahim olanı söz konusu teklif sahiplerine Türkiye’nin kurulu düzeni matahmış gibi görünmeye başlıyor.
Konuyu belki şöyle bağlamak uygun olacaktır:
Sen kendini değiştirmedikçe Allah seni değiştirmez. İslam’ın temel ilkesi budur. Allah sana kendini nasıl değiştireceğinin yolunu göstermiştir. Bu ilke, son tahlilde bireyin kendinde odaklaşıyor. Bu demektir ki, İslam, sosyalizm gibi, faşizm gibi tepeden inmeciliğe itibar etmiyor. İslamî bir düzen kurulacaksa onun dayanağı kişiler, bireyler olacaktır. Tepeden inmeciliğin kolaylığına kapılanların tepe taklak gittiği az görülmüş olaylardan değildir.
Kaynak: www.yenisafak.com.tr
27.11.11