4.05.11
Çılgın Adam ve Kendini Aşma Cehdi
Kurulu düzen, kendine karşı suç işlemeyi önleyecek tedbirler geliştirmek ister. Böylesi ikilem içinde kalan önder veya öncü karakterlerse, kurulu düzeni değiştirme adına suç işlemeye hükümlü bulunur. Suç işlemek nerdeyse onların alınyazısıdır desek sezadır…
Önderler, öncüler kural olarak kurulu düzene karşı suç işleyenlerin arasından çıkar… Kurulu düzene karşı onların gözü karalığı olmayaydı, sanırım insanlar değişme olmaksızın sürgit aynı köhne düzenin çarkları arasında öğütülüp durur, un ufak olur giderdi…
Hayır, burada bahsi geçen bireyler, kişisel ihtirasını öne çıkartmış olanlar değil; bilakis kendi kişisel çıkarını ayaklar altına almayı göze alabilen insanlardır.
Sıradan insan, kamu yararına suç işlemeyi göze alamaz.
Sıradan insan kendi bireysel hasis çıkarını öne almayı gözetir. Sıradan insan için evladuiyal kaygısı ön alır… “Kör olası evladuiyal olmayaydı” halk deyişi onların ağzından çıkmıştır, sıradan insanın…
Önder ve öncü karakterse atılır, sağına soluna bakmadan, benimle beraber bu yola çıkacak başka birileri var mı diye kaygılanmadan atılır, kendini ateşe atar, yanar, yakar… Ama onun yanışından yeni bir neslin tohumu fışkırır…
İnsanın bir proje sahibi olabilmesi onun ilkin kendini aşma yeteneğini taşımasına bağlıdır, diyorum.
İnsanın kendini aşması…
Ne demek oluyor bu?
İnsanın kendini aşması, ilkin kendi önyargılarını aşması demektir. İnsanın en başta, kendini sınırlayan, kısıtlayan önyargılarını, zihinsel, bedensel alışkanlıklarını aşması demektir… Çevreden gelen alışkanlıkları, kısıtlamaları aşması demektir…
Bütün büyük fetihler sanırım ilkin insanın bizzat kendi zihninde taşıdığı önyargıların aşılmasını telkin ediyor…
Ve bütün büyük fatihler bir bakıma muhitlerinde çılgın diye, deli diye, meczup diye görülmüş, anılmışlardır…
Kaynak: Rasim Özdenören 1 Mayıs 2011
Kaynak: Rasim Özdenören 28 Nisan 2011
4.05.11