229 days ago
Çocuktan söz etmişken, doğumdan beş ay dört gün önce kesin doğum tarihini açıklayalım. Kadın hamile kalınca cenin ana rahminde 120 gün tabii canla ( bitkisek hayat ) yaşar. Bu arada hâlden hâle geçerek insan şeklini alır. Fakat duyguları olmaz, kendi kendine hareket edemez. 120 gün olunca, Allah’ ın emri ile insan ruhu gelir, duyguları başlar, kendi iradesiyle hareket eder. Ana adayı hamile kaldığı günü kesin olarak bilemez. Normal hâllerde ( cenin ) çocuk ana karnında 275 gün kalır. Hamilelik tam 123 gün olup insan ruhu gelince cenin kendi iradesiyle hareket etmeye başlar. Ana adayı karnındaki bu hareketin farkında olur. İşte o günden tam 155 gün yani 5 ay 4-5 gün sonra çocuk doğar.
1951 senesinde, Hz. Peygamber ( s.a.v )’ in:
“Her biriniz ana rahmine meni ( sperma ) olarak düşersiniz. 40 günde meni kan pıhtısına dönüşür. İkinci 40 günde kan pıhtısı et parçasına dönüşür, üçüncü 40 günde iskelet haline gelir. Çocuk şeklini alır ve melek ( Allah’ ın emriyle ) çocuğa ruh verir.” hadisinden ilham alarak yukarıdaki formülü yazdım. Yıllar geçti, evlendikten sonra 5 çocuğumda, bir de torunumda denedim. Yani çocuk ana karnında hareket ettiği gün 5 ay dört gün sonraki tarihi yazdım. 5 çocuğumda yazdığım tarihde doğdu. Torunum ise sıhhî sebepten dolayı üç gün sonra doğdu.
Kaynak: Mutlu Bir Aile Yuvası, Ahmet Muhtar Büyükçınar, Bilge Yayınları, İstanbul, 2007
229 days ago
243 days ago
Linux’ u ilk üniversitede duymuş hemen bir mandrake dağıtımını maltepe pazarından elde etmiş ki ücretsiz olan şeye ücretli bir kavuşma :) yarım yamalak ve bilinçsiz bir şekilde de olsa windows olan makinama birde linux kurmuştum. İlk keşfettiğim şey linuxtan windows dosya sistemimi gorebilmeme ragmen windows’ tan linux olduğu partion’ ı bile gorememem olmuştu. O kurulumu yaptığım yıl hala dial-up bir internet bağlantısı oluşu ki internetsiz bir linux un gerçekten bir işe yaramadığını bilinçli girişimlerimde de bir kez daha anlamıştım ve arayüzünün o zamanlar gerçekten aşırı kullanışsız oluşu ( düzensiz pencerler topluluğu ) bende bir gereksizlik duygusu uyandırıp, beni bir yıl kadar linux’ tan tamamen uzaklaştırmıştı.
Bir yıl kadar sonra şimdi askerde( tarih düşelim, yemin töreni: 8 Ocak 2010 Cuma ) olan kavici arkadaşımızın bir sorunumuza knoppix önermesi ile linux’ larda live cd( kurulum gerektirmeyen tak çalıştır cd’ ler ) dönemi ile tanışmış olduk. Bu live cd’ ler gerçektende bir çok insanın linux’ la tanışmasına kolaylık sağladı. Bu cd ler sadece yeni bir işletim sistemiyle tanışma vesilesi olmadı aynı zamanda yardımcı araçlar arasında da yerlerini aldılar. Göçen sistemlerden veri kurtarma, şifre kırma gibi aranan bir gereçte oldular.
Live cd ler güzeldi ama kurulu olan bir linux daha güzeldi. Linuxlar artık arayüzsel olarakta büyük mesafeler katetmeye başladılar. Windows tarzı arayüzler geliştirenler bile oldu. Ardı sıra bir sürü linux sürümü piyasaya çıktı benide o sıralar piyasanın hakimi olan ama kurumsallaşan redhat’ ın garibanlar için versiyonu fedora cezbetti. Fedora windowsta yaptığım birçok işi nasıl linux’ ta yapabilirim sorusunun cevaplarını aradığım linux
sürümü oldu.
Fedora bu işi aştı derken karşıma ubuntu çıktı ve linux açısından kullanıcı arayüzü ve paket yönetimi konusunda asıl devrimi ubuntunun yaptığına kani oldum hatta ubuntu böyle devam ederse 10 yıl içerinde Windows’ u tahtından eder tezimi öne sürdüm( Bunu: 2005’ in yazında söylemiştim ).
Daha sonra VM( virtual machine ) lerle tanıştık. İstediğimiz linux sürümünü daha doğrusu istediğimiz işletim sistemini istediğimiz üzerinde çalıştırabilir olduk. Oyuncak gibi oldu. Herhangi bir partion ayırmaya bootloader da değişikliğe gerek olmadan program kurar kaldırır gibi oynadık.
Wubi’ yi daha önce görmüştüm ama şimdi daha bir güven aşıladı, çok beğendim. İki adımda sisteminizde hiçbir yapısal değişikliğe gitmeden fazla düşünmeden windows’ ta standart bir program kurar gibi ubuntu kuruyorsunuz internet bağlantısı olmak şartı ile. Aynen standart bir program kaldırır gibi de program ekle kaldırdan ubuntuyu kaldırıyorsunuz.
Bu installer en son sürümünü yüklüyor size ubuntu’ nun. Windows’ un normal dosya sistemine linux sanki orası gerçek bir harddisk bölümü imiş gibi algılatılarak kuruluyor. Windows’ un önyükleyicisine ubuntu bir seçenek olarak ekleniyor. Eski wubi sürümlerini kullarak eski ubuntu sürümlerini kurabilirsiniz. İnternetten indirerek kurulum yapması şart değil wubi’ nin, kurulum cd’ niz varsa algılayabiliyor. Iso olarak indirmiş iseniz wubi.exe ile iso’ yu aynı dizine koymanız halinde kurulumu o iso’ dan gerçekleştirebiliyor. Ayrıca wubi.exe çalıştırıldığında direk lokal dil ayarlarınız ile sizi karşılıyor, bu da çok hoş olmuş.
Tabiki en temizi ve güzeli standart bir kurulum yapmaktır. Kendileride belirtmişler bu tip bir kurulum daha kararsız sistem hatalarına karşı ve performansı temel kuruluma göre daha düşük ama bu tür alternatifler insanları bazı şeyleri denemeleri için kışkırtıyor yoksa insanları alıştıkları şeylerden vazgeçirmek gerçekten çok güç.
Web Site: wubi-installer.org
Download: wubi.exe
Step By Step Doc: How do I install Ubuntu
Screenshots: Wubi Screenshots
243 days ago [1]
267 days ago
Öğrencilik yıllarımda bilgisayarın çökmesi ve yeni kurulum bir uğraştı. Hatta zaman zaman dur bilgisayar yavaşladı bir format atayım durumu vardı ama yaş ilerledikçe insan kararlılıktan ( stability ) ve sürdürülebilirlikten ( maintainability ) hoşlanıyor. Bir zaman bir hocamızın senelerdir format atmadığını kendisinden işittiğimizde baya tepki vermiştik nasıl olur yuh yani diye ama şimdi bende bilgisayarımın format atmadan senelerce çalışmasını arzu eder hale geldim.
İnternetin hayatımıza girmesiyle güvenlik başlı başına bir sektör ve dert oldu. Zaman zamanda aniden eskiden mavi şimdilerde siyah ekranlarla baş başa kalıveriyoruz. İşletim sistemleri eskisine göre giderek daha az basamak ve kurulum süresi gerektiriyorlar ama kişisel olarak kullandığımız programları tekrar bulup yüklemek, vazgeçilemez haline gelen pluginler ve hala uygun bir çözüm bulunamayan driverlar derken baya vakit alıyor kurulum. Hatta bazı şeyleri de zamana bırakıp ihtiyaç oldukça tamamlıyorsunuz. Bir de sistemin ve programların yamaları, güncellemeri derken kurulumdan bir ay sonra felan anca eski rahatlığınıza kavuşuyorsunuz.
Çözüm sistemin komple yedeklemesi ve o yedekten kolayca geri dönülmesi. Windows’ un sistem yedeği aptalca hem disk kadar alan istiyor hem de hantal. Northon Ghost aradığımız çözüm ama emeğe saygı ve parasızlık ya da para vermek istememe isteği bizi open source çözümleri araştırmaya götürüyor.
Clonezilla kullanımı kolay ve dökümantasyonu tam bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. İki sürümü bulunuyor Clonezilla SE ve Colinezilla live. Kişisel kullanım için Clonezilla live uygun seçim. Usb den ve cd den bootable şekilde kullanabilme alternatifleriniz var. Iso dosyasını indirip cd ye uygun bir programla yakıyoruz. Bootable bir Debian Linux tabanlı cd ye sahip oluyoruz. Sistemimizi cd den başlıyacak şekilde ayarlayıp aynen bir linux live cd gibi çalıştırıyoruz.
Clonezilla sadece diskin kullanılan kısımlarını yedekliyor. Ben sadece işletim sistemimin olduğu ve programlarımın kurulu olduğu C: diskimi yedekledim. C: diskim 36,4 GB olup ntfs dosya yapısına sahipti. Clonezilla boş olan E: diskine bu diskimi 8.11 GB olarak yanlış hatırlamıyorsam 54 dk da yedekledi. Bilinen bir çok dosta formatını desteklediği gibi aynı anda network üzerinden 40 dan fazla bilgisayarı yedeklediği ve yedekten de dönebildiği söyleniyor Clonezilla SE edition’ ın, ben denemedim :) ama tebrik ettim.
Kullanım şeklini anlatmayacağım çünkü adamlar anlatmış ben gerekli linkleri vereceğim. Bir programın yayılabilmesi ve işe yarar olması için iki önemli unsur olan kolay kullanım ve iyi dökümantasyon özelliklerine sahip olması en büyük tercihimdi.
Web Site: clonezilla.org
Download: clonezilla live
Step By Step Doc: how to use clonezilla
Screenshots: clonezilla screenshots
267 days ago
271 days ago
İsmet Özel der ki hürriyet bize yabancı, reform ve rönensans hareketleri ile fransa da çıkmış olgunlaşmış batıya ait bir kavramdır. Biz de ise özgürleşmek, özünü gürleştirmek daha da sağlamlaştırmak vardır.
Batının özü çürüktü o yüzden özgürleşemezdi yani özünü gürleştiremezdi. Bu sebebten sahip olduğu bütün değerleri yeniden sorguladı ve yıktı. Biz ise özümüze sahip çıktığımız oranda varlığımızı ve gücümüzü perçinledik.
İsmet Özel’ in en çok konunun ve kelimelerin hakikatine inmesini ve düzgün bir sorgulama metodolojisine sahip olmasını seviyorum. Kavram kargaşasını ortadan kaldıran insana doğru bir bakış açısı sunarak önünü berraklaştıran, pusluluğu kaldıran bir yazar.
Bu tür bir yaklaşımı Ahmet Muhtar Büyük Çınar’ ın başlıkta ismi geçen( pointer ) kitabını okurken de yakaladım. O da dini konularda berraklık sunuyor evet dünya müslümanlar içinde var kuralları müslümanlar içinde geçerli diyor. Bunu kesinlikle ifade etmiyor ama yazdıkları bunu söylüyor.
Diyor ki: Sağlıklı yaşamalıyız, yediğimize içtiğime dikkat etmeliyiz, çalışıp kazancımızı ihtiyaçlarımıza göre artırmalıyız, iradeyi güçlendirmeliyiz, uyku düzenimizi ayarlamalıyız… Ne var bunda bunları hiç kimse dile getirmedi mi hiç mi vaazlarda bunlara ait hadisler ayetler dinlemedin ya da islâmi bir yazardan duymadın demeyin. Ahmet Muhtar Büyükçınar bunu o kadar doğal anlatıyor ki şaşıp kalıyorsunuz normali buluyorsunuz. Müslümanların çoğu bu gibi konularda kısıtlanarak ve sanki dünya dünyalıklara aitmiş gibi telkinle yetiştirildiği için bunları duyan kulaklar tuhaf karşılıyor.
Gelelim Ahmet Muhtar’ ın İsmet Özel’ le yakınlaştığı ana, Ahmet Muhtar Büyükçınar cinsiyetini korumak, cinsiyetinin vasıflarını güçlendirmek gibi bir kavramdan söz ediyor:
‘Erkek gücünü yitirince işinde de, evinde de, aşk yatağında da görevini layıkıyla yapamaz. Her bakımdan başarılı olması için erkekçe giyinmesi ve yaşaması, gücünü, kuvvetini ve enerjisini muhafaza etmesi gerekir.
Kadın da kadınlık vasıflarını korumalıdır. Giyiminde, süslenmesinde, konuşmasında ve bütün hareketlerinde kadınca davranmalı, kandınlık vasıflarını daha da geliştirmelidir…’
Kaynak: Mutlu Bir Aile Yuvası, Ahmet Muhtar Büyükçınar, Bilge Yayınları, İstanbul, 2007
İşte bu uzun süredir aradığım sorunun cevabı olarak karşıma çıkıyor: Kadınlar bugün her yönleri ile kadınlık vasıflarını güçlendirerek öne çıkarıyorlar. Tabi bu Ahmet Muhtar Büyükçınar’ ın belirmek istediği aile saadeti ve eşi için değil direk kendi öz benlikleri için gerçekleştiğinden toplumda dengeleri alt üst ediyor diyebiliriz.
Buna mukabil, erkek cinsiyetinin vasıfları olan güç, irade, kuvvet ve enerjiden uzaklaşan erkeklerin ki buna teşvik edilip itiliyorlar ( metroseksüel, metropolitan gibi dayatmacı erkekleri erkeklik vasıflarından uzaklaştıran kavramlar ) giderek kadınlar karşısında ve toplum içinde ezilmelerine sebebiyet veriyor.
Hemen topu bana atıp sen diyeceksiniz :) ama çevrenizi erkekler açısından en azından otobüslerde bir inceleyin. Henüz kabullenilmiş değil, sindiremediler ama hakikattan kaçılmaz aşikar olanın geç olmadan göze gözükmesi gerekir.
Nesillerin kız ağırlı doğmaya başladığı gerçeği ile ilerde kadınların nüfusunun erkeklerin nüfusunu aşacağını belirten ilmi ve dini kaynaklardan okuduğumuz bilgiler unutulmamalı, bunun için genlerin de baskın gelmesi gerekmiyor mu? Geniş Aile dizisinin 1. Bölümünde Cevahir den içeri babası çekmez olasıca dayısına çekmiş deyince annesi napayayım yani genlerimi mi bastırsaydım diyor :P kadın haklı…
Bu konu sadece erkekleri etkiliyor diye düşünülmesin. Birkaç yıldır ülkemizde korkunç bir oranda artan, nerdeyse hergün basın yayın organlarından okuduğumuz şiddet ve tecavüz içerikli olayların hedefinde giderek daha fazla yer alan kadınların bu dengesizliğin kurbanı oldukları açık. Kadınların kadınlık vasıflarını meşru bir şekilde değilde bencil bir şekilde güçlendirmeleri ve buna ayak uyduramayan erkeklerin dengesiz güç oranları ile kadınları diskalifiye ettiklerini görüyoruz. Haberlerde ki olaylara biraz dikkat edildiğinde bu açıkça gözlemlenebilir.
Ayrıca kadınlık vasıflarını henüz güçlendirememiş kadınların bu vasıflarını güçlendirmiş hem cinslerine kocalarını, sevgililerini kaptırdıklarını görüyoruz. Bunun sonucunda gayri meşru ilişkilerin toplumda hatta aile içinde bile alıp başını gittiğine ve eşlerini, sevgililerini kaptırmış kadınların cinayetlerine tanıklık ediyoruz.
Bu bir korku hegomanyası ya da komplo teorisi değil, bu bir gözlem. Her iki cinsinde cinsiyetlerini özgürleştirdikleri, cinsiyetlerinin vasıfalarını güçlendirdikleri dengeli, güçlü bireylerden oluşmuş bir toplum duası ile.
Düşünce ve Fikirler: Mücahit Karatekin
271 days ago
278 days ago
Hz. Muhammed ( s.a.s. ): Ne mutlu o kimseye ki ömrü uzun, ameli güzel olur.
Kaynak: Taberânî. Mekâsıd-ül Hasene, s. 277 Hadis, 664
278 days ago